Tek istediğim şu süregelen dönemde biraz huzur; birazcık kafamın sakinleşmesi...
Bir yanda birbirimizin yüzlerine bakarak yalan söylediğimiz herkesin sahte ifadeler takındığı arkadaşlıklar, diğer yanda yapmacık iyimserlikle başkalarına burunlarını sokmamaları için ifade edilmeye çalışılan ya da ne zamandır beklenilen soruların arayışların cevapları...Öte yanda fırtınaya çalacak havanın hali gibi patlamaya hazır pis, boğucu bir suskunluk hali...
Ne olursa olsun, tüm bunların hiçbirisinde daha kötü olmayacak belki de...
Öyle ya da böyle etkiliyorlar, etkilemeye de devam edecekler.
Lazım olan şimdi çözüme kavuşmasa, kavuşturmasa dahi herşey sırtına yaslanılmaktan çekinilmeyecek dostlar, kardeşler ve belki de aklımda -içimde desem daha doğru olurdu- en çok kalan sevdicek.Biraz kirli beyaz, biraz peynir, semizotu, roka...
Kendime not: Oturup bir yandan içip bir yandan yemek yapıp yeni tatlar denesem mi? spaghetti carbonara belki ya da şu ders sıkıntısından aceleye gelen jambonlu sarma? Denemek lazım...
04 Kasım 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder