9 Mayıs 2009 Cumartesi

"İnsan vs İnsan" ya da kendinizin dışındaki kümenin dayanılmaz çekiciliği *

Ne çekiyorsa insan hayatında iyi ya da kötü; etrafındaki diğer tüm insanlardan dolayı çekiyor hepsini.Nitelendiren, işlerine geldiği gibi pozitif veya negatif durumlara sokan, tanımlayan, dünyaya kendi gözlerinden bakıp başkalarını da biliyormuş gibi tabiri caizse işkembe-i kübradan uyduran gene o çevreyi, etrafı oluşturan insanlar.Hepsi ama buna aileleriniz, akrabalarınız, sevdiğiniz kız / erkek, arkadaşlarınız, yoldan geçerken saçınıza yada giyiminize kuşamınıza bakan bin bir ırk, görüş ya da tarzdan insanlar da dahil.Kümenin dışındaki tek eleman sizsiniz zaten kümenin oluşmasını sağlayan da insanın kendi varlığı ya, neyse bu apayrı bir tartışmanın konusu olur ilerde.Yaptıklarınızı; sanki dedikleri çok da umrunuzdaymış gibi beğenen yahut beğenmeyip burun kıvıranlar da onlar.Eh , ama madem beğeniyorsunuz / beğenmiyorsunuz oturun sizi de masa başında görseydik?Çalışırken, kafa patlatırken görseydik?
Ah, insanların en güzel huyudur ama; herkese / herşeye akıl verip sonra da işlerine gelmeyen bir durum söz konusu oldu mu ufakken oynadıkları oyunlardaki gibi "kilit, kiliiit" diye bağrınıp kendilerine birşey olmasın diye uğraşmaları...Nafile bir çaba olacak lakin susunca da olmuyor, bu yüzden çevreye de anlatmak istediğimizi tekrar edelim; Beyler / bayanlar; iyi ya da kötü yorumlarınızı , düşüncelerinizi kendinize saklayın, çok da farklı değilsiniz eleştirdiklerinizden...
Aynı ölçüde kokuşmuşsunuz, aynı ölçüde yalancı, adi , çıkarcı ve aynı ölçülerde sevecen, nükteli bla bla bla...Farkınız yokken, kendinizi bunların dışında tutamıyorken gelip diğerlerinin işine, hayatına karışmayın, karıştığınız da da sonuçlarını hazırlıklı olun, burun kıvırmayın... Tabi bu sözler okunurken gene göze hoş gelecek, mantıklı denecek ama herkes aynı tas aynı hamam devam edecek.

Biraz farklı birşey denemeye meraklıysanız lakin, gına geldiyse artık herşeyden; iyi ya da kötü nitelendirmelerden, eleştirilerden, ailelerinizin bitmek bilmeyen; sizi yarış atı gibi gören zihniyetinden, takdir eder gibi görünen ama kıskanan ve her şekilde hayatınıza maydonoz olan akrabalarınızdan, gece sizle sevişip gündüz arkadaşlarına sizi çekiştiren sevgililerinizden - ah unutmadan aynı kurumun daima yanınızda olacağını söyleyip sizi yanınızda olmamakla suçlaması ama aynı eylemi sizin için gerçekleştirmeye tenezzül etmemesi de vardı bir de değil mi?sorunun kendilerinde olduğunu söyleyip ayrılmalarına hiç değinmedik dikkat :) ! ( halbuki sorun iki tarafında beyinsiz olmasından başka birşey de değildir hani) - yanınızda olmayan arkadaşlardan, yolda yürürken dahi kendine bakacağına size şaşırmış derecede bakıp değerlendirenlerden, çalıştığı iş başkalarına hizmet sunmak iken bunu başkalarının kendisine yaptığı eziyetmiş gibi algılayanlardan - hey kimse size o işi zorla yapmanızı söylemedi ama!- , ve sair her türlü yakın uzak toplumun temel taşı olarak nitelendirilenlerden gına geldiyse...

Tek başınıza olun, mutlu olun yahut her ne tanımda olmak istiyorsanız, ya da daha iyisi hiç olmayın; nasılsa düzen kendi halinde gidiyor olsanız da olmasanız da...



*Nedense tüm bunları söylesek dahi o küme herkesi kendine çekiyor değil mi?
;)

0 yorum: